
Yapay zekâ asistanları uzun süredir hayatımızda olsa da, Clawdbot bu alana farklı bir yaklaşım getiriyor. Ocak 2026’da duyurulan açık kaynaklı proje, kullanıcıların zaten aktif olarak kullandığı WhatsApp, Telegram, Slack ve iMessage gibi mesajlaşma platformları üzerinden çalışıyor. Böylece yapay zekâ, ayrı bir uygulama veya web sitesi olmaktan çıkıp günlük iletişimin doğal bir parçası hâline geliyor.
Clawdbot’u benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri kalıcı hafıza. Asistan, kullanıcıyla yapılan konuşmaları zaman içinde hatırlayarak tercihlere, devam eden projelere ve rutinlere uyum sağlıyor. Bununla birlikte sistem, sadece komut bekleyen pasif bir araç değil; belirlenen koşullara göre kullanıcıyı önceden bilgilendiren proaktif bir yapıya sahip.
Teknik açıdan bakıldığında Clawdbot, kullanıcının kontrolünde çalışan bir “gateway” mimarisi üzerine kurulu. Bu yapı, farklı mesajlaşma uygulamalarını, takvimleri, e-postaları ve otomasyon araçlarını tek bir merkezde birleştiriyor. Yaygın inanışın aksine, sistemin çalışması için pahalı donanımlara gerek duyulmuyor; çoğu senaryo için aylık birkaç dolarlık bir sanal sunucu yeterli oluyor.
Uzmanlara göre Clawdbot’un yarattığı asıl etki, yapay zekânın “sohbet eden bir araç” olmaktan çıkıp gerçek anlamda iş yapan bir asistana dönüşmesi. Günlük özetler, e-posta düzenleme, araştırma takibi ve zamanlanmış otomasyonlar gibi kullanım senaryoları, bu yeni nesil asistanların iş ve kişisel yaşamda daha merkezi bir rol oynayabileceğini gösteriyor.